Skip to content Skip to footer

İş Kazası Sonucu İşverenin Cezai Sorumluluğu

İş Kazası Sonucu İşverenin Cezai Sorumluluğu

İş Kazası ve İşveren Sorumluluğu:

İş kazasının işverenin sorumluluğu için yeterli olabilmesi için, iş kazası ile ortaya çıkan zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gereklidir. İşverenin cezai sorumluluğu için ise kusur unsuru da söz konusudur. Örneğin, iş sağlığı ve güvenliği düzenlemelerine uyulmaması durumunda, iş kazasının meydana gelmesi ile kusur koşulu sağlanmış olacaktır. Bu bağlamda, işverenin iş sağlığı ve güvenliği kurallarını ihlali, genellikle kusur ve illiyet bağını sağladığından, ceza hukuku açısından işverenin taksirli davranışı olarak değerlendirilir.

İşverenin ceza hukuku kapsamında sorumlu tutulabilmesi için, iş kazasının neticesinin öngörülebilir olması gereklidir. İş kazasının öngörülebilir ve önlenebilir olduğu durumlarda işverenin ceza sorumluluğu söz konusu olabilir. Ancak, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alması durumunda, kusur ve illiyet bağı koşulları sağlanmayacağından cezai sorumluluk doğmayacaktır. Bu durumda öngörülebilirlik de ortadan kalkacaktır.

İşverenin iş kazası neticesinde hangi seviyede sorumlu tutulması gerektiği konusu, genellikle basit taksir ile bilinçli taksir arasında bir tartışma konusudur. İş kazalarının çoğu işveren tarafından alınacak önlemler ile önlenebilecek niteliktedir. Bu nedenle, işverenin gerekli önlemleri alarak ve sorumluluklarını yerine getirerek iş kazasını önlemesi mümkündür. İşverenin gerekli önlemleri aldığı durumda, kusur ve illiyet bağı koşulları sağlanmadığından, cezai sorumluluk doğmayacaktır. Ayrıca, öngörülebilirlik de ortadan kalkacaktır.

Bilinçli Taksir – Basit Taksir Hususu

Ceza Hukuku bakımından işverenin ceza sorumluluğu doğuran fiili, iş sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemleri almamak olacaktır. Bu önlemlerin alınmaması sonucunda iş kazasının meydana gelmesi oldukça öngörülebilir olduğundan, çoğu zaman işverenin bu neticeyi objektif düzeyde öngörerek hareket ettiği söylenebilecektir.

Kanunlarda düzenlenen önlemler ve bu kapsamda işverene yüklenen sorumlulukların birçoğunun temel amacı olası bir iş kazasının önüne geçmektir. Dolayısıyla işveren, iş kazası neticesini öngörerek ama istemeyerek hareket ettiğinden, gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle işverenin kaza neticesinden bilinçli taksirle sorumlu tutulması gerekir.

Öğretide Farklı Görüşler

Öğretide bu konuda iki farklı görüş bulunmaktadır.

Birinci görüşe göre, iş kazalarının çoğu işveren tarafından objektif olarak öngörülebilir niteliktedir. Dolaysıyla çoğu senaryoda bilinçli taksir ile sorumluluk söz konusu olacaktır.

İkinci görüşe göre, iş sağlığı ve güvenliği hukukunda cezai sorumluluğu çok önemli biçimde etkileyecek bilinçli taksir konusunda kesin ölçütler getirmek ve bu kavramı geniş yorumlamak yerinde olmayan bir yaklaşımdır. Risk değerlendirmesi yapılmamış olması kusurun varlığı ve ağırlığı konusunda değerlendirmeye alınması gereken bir durumdur. Ancak özellikle inşaat işleri gibi sürecin çok hızlı geliştiği işlerde, risk değerlendirmesinin güncellemeleri gözden kaçabilir. Bu durumu her halde kategorik olarak bilinçli taksir olarak yorumlamak isabetli olmayacaktır.

Bilinçli Taksir ile Sorumluluk Bakımından Yargıtay Uygulaması

Yargıtay uygulaması iş kazalarında hangi taksir türünün uygulanacağı bakımından tutarsız olsa da özellikle çocuk işçinin geçirdiği iş kazaları bakımından Yargıtay’ın işvereni bilinçli taksir ile sorumlu tuttuğu kararları mevcuttur. Bu kararların ortak özellikleri şu şekildedir:

  • İş kazası, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle meydana gelmiştir.
  • İş kazası, işverenin öngörülebilirliği olan bir kazadır.
  • İş kazası, işverenin dikkatsizliğinden veya ihmalinden kaynaklanmıştır.

Bu kararlarda, Yargıtay işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle iş kazasının meydana gelmesini “öngörülebilir” bir sonuç olarak kabul etmektedir. Bu öngörülebilirlik, işverenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli bilgi ve birikime sahip olmasından kaynaklanmaktadır. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli önlemleri almadığı takdirde, iş kazasının meydana gelmesini öngörebilir veya önlemek için gerekli çabayı gösterebilir.

Yargıtay, iş kazasının öngörülebilir olduğunu tespit ettiği takdirde, işverenin bu sonucu istememesine rağmen, dikkatsizliğinden veya ihmalinden dolayı meydana getirdiğini kabul etmektedir. Bu durumda, işverenin eylemi bilinçli taksir olarak değerlendirilmektedir.

Yargıtay Kararları Örnekleri

Yargıtay’ın bu konuda verdiği kararlara örnek olarak aşağıdaki kararlar verilebilir:

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/3474, K. 2018/1574, T. 15.2.2018:

Bu kararda, 13 yaşındaki bir çocuğun inşaatta çalışırken asansör boşluğundan düşmesi sonucu yaralanması olayına ilişkin olarak, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle iş kazası meydana geldiği kabul edilmiştir. İş kazası, işverenin öngörülebilirliği olan bir kazadır ve işverenin dikkatsizliğinden veya ihmalinden kaynaklanmıştır. Bu nedenle, işverenin eylemi bilinçli taksir olarak değerlendirilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/22727, K. 2015/17745, T. 12.11.2015:

Bu kararda, bir kömür madeni ocağında çalışan bir işçinin göçük altında kalarak ölmesi olayına ilişkin olarak, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle iş kazası meydana geldiği kabul edilmiştir. İş kazası, işverenin öngörülebilirliği olan bir kazadır ve işverenin dikkatsizliğinden veya ihmalinden kaynaklanmıştır. Bu nedenle, işverenin eylemi bilinçli taksir olarak değerlendirilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/4515, K. 2015/15497, T. 15.10.2015:

Bu kararda, bir tuğla fabrikasında çalışan 14 yaşındaki bir işçinin taş kırma makinesinde yaralanması olayına ilişkin olarak, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle iş kazası meydana geldiği kabul edilmiştir. İş kazası, işverenin öngörülebilirliği olan bir kazadır ve işverenin dikkatsizliğinden veya ihmalinden kaynaklanmıştır. Bu nedenle, işverenin eylemi bilinçli taksir olarak değerlendirilmiştir.

Olası Kast Hususu

Olası kast, failin fiilin neticesini öngörmesi ve bu neticeyi istemesine rağmen, bu neticeyi meydana getirmemesi için gerekli önlemleri almaması halidir. Bu kast türünde fail, neticeyi istememesine rağmen, neticeyi meydana getirmeyi göze alarak hareket etmektedir.

İş Kazalarında Olası Kast

İş kazalarında, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle iş kazası meydana gelmesi halinde, işverenin olası kastla sorumlu tutulup tutulamayacağı tartışmalıdır.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay uygulamasında, iş kazalarında işverenin sorumluluğunun genellikle taksir düzeyinde kabul edildiği görülmektedir. Ancak, Yargıtay’ın bazı kararlarında, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle iş kazası meydana gelmesi halinde, işverenin olası kastla sorumlu tutulabileceği kabul edilmiştir.

Yargıtay Kararı Örneği

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 25.05.2023 tarihli ve 2023/586 E., 2023/1827 K. sayılı kararında, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle iş yerinde grizu patlaması meydana gelmesi ve bu patlamada işçilerin ölmesi olayında, işverenin olası kastla sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Kararda, işverenin defalarca yapılan tespitler ve uyarılara rağmen hatalı, eksik ve tehlikeli çalışma yöntemini sürdürdüğü, bu şekildeki çalışma ile grizu patlaması olabileceğini öngördüğü, ancak patlamayı gerçek anlamda engelleyici nitelikte bir çalışma yapmadığı, aksine mevcut tehlikeli durumu gizlemek suretiyle, “olursa olsun” düşüncesi ile hatalı ve hileli faaliyetlerine devam ettiği belirtilmiştir.

SONUÇ

İş kazalarının önlenmesi ve iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması açısından işverenin sorumluluğunun etkin bir şekilde uygulanması büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda, iş kazalarında işverenin sorumluluğunun belirlenmesinde, işverenin kusur durumunun yanı sıra, iş kazasının meydana gelmesinde işverenin sorumluluğunun bilinçli taksir veya olası kast kapsamında değerlendirilmesinin de yapılması gerekmektedir.

İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle iş kazası meydana gelmesi halinde, işverenin sorumluluğunun bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi, işvereni iş sağlığı ve güvenliği konusunda daha fazla özenli olmaya teşvik edecektir. Bu durum, iş kazalarının önlenmesi açısından önemli bir katkı sağlayacaktır.

İş kazalarında olası kastın kabul edilmesi için, işverenin iş kazasının meydana gelmesini öngörmüş ve bu neticeyi meydana getirmeyi göze almış olması gerekmektedir. Bu hususun, olayda ortaya çıkan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.

Özellikle işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi konusundaki tutumu, işyerindeki genel durum, olayın oluş şekli gibi hususlar, işverenin olası kast taşıdığının tespitinde dikkate alınması gereken hususlardır.

Sonuç olarak, iş kazalarında işverenin sorumluluğunun bilinçli taksir veya olası kast kapsamında değerlendirilmesi, iş kazalarının önlenmesi ve iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması açısından önemli bir adım olacaktır. Bu hususta, Yargıtay’ın iş kazaları davalarında bu konudaki değerlendirmelerini daha da netleştirmesi ve bu konuda emsal kararlar vermesi gerekmektedir.

 

Selman YARAY

Avukat – Arabulucu – Bilirkişi

Leave a comment

YARAY HUKUK BÜROSU

AVUKAT - ARABULUCU - BİLİRKİŞİ

Adres

Karabaş Mahallesi Hafız Binbaşı Caddesi No:2 Daire:10 İzmit Kocaeli

İletişim Bilgileri
Telefon
Hotline
+9026240941724