Skip to content Skip to footer

EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİ

EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİ

07/06/2024

Vergi mevzuatının karmaşıklığı ve sık sık yapılan güncel değişiklikler nedeniyle, mükelleflerin vergisel düzenlemeleri izlemeleri ve yükümlülüklerinin farkında olmaları zorlaşmaktadır. Bu nedenle son birkaç yıldır gündemde olan ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nca da  hakkında pek çok tavsiye kararı verilmiş olan ‘emlak vergisi muafiyeti’ hususuyla ilgili kısa ve öz bilgileri paylaşmanın yararlı olduğu kanaatindeyim.

MUAFİYET Mİ İSTİSNA MI?

İlk olarak bu kavramın tanımına kısaca değinmek gerekir:

Muafiyet; vergi mükellefi bir gerçek veya tüzel kişinin kanunda öngörülen şartlarda ve kapsamda, vergiden bağışık tutulmasıdır. Muafiyet, tamamen muaf tutulma şeklinde olabileceği kısmen muaf tutulma şeklinde de olabilir.

İki örnekle bu bahsi kapatalım;

 

  • Gelir Vergisi Kanunu’nun 9.maddesinde düzenlenmiş olan hüküm esnaflara ilişkin bir muafiyet öngörmektedir.
  • Gelir Vergisi Kanunu’nun 20.maddesi ise eğitim ve öğretim işletmeleri için getirilmiş bir istisnadır.

Emlak vergisi, bir gayrimenkul mülkünün değerine dayalı olarak ödenen bir vergi türü iken yazımızın konusunu oluşturan emlak vergisi muafiyeti ise adından da anlaşılacağı üzere bir muafiyet türüdür. Ancak, belirli durumlarda emlak sahipleri bazı muafiyetlerden faydalanabilirler.

Emlak vergisi muafiyeti; belirli şartları taşıyan mükelleflerin, emlak vergisinden muaf tutulmaları şeklinde kısaca tanımlanabilirse de uygulamada karışıklığın ve bilgi eksikliklerinin hak kayıplarına yol açtığı görülmektedir. Bu nedenle şartları ve kapsamına değinmek faydalı olacaktır. Çünkü başvurularda bu şartlar dikkate alınmakta, bilgi eksikliğinden kaynaklanan hatalar nedeniyle başvurular bazen reddedilmekte ya da eksikliklerin tamamlanması uzun sürdüğünden başvuru sürüncemede kalmaktadır.

EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİ ŞARTLARI

Vergi hukukunun kendine has karmaşık yapısının getirisi olarak salt emlak vergisi ve emlak vergisi muafiyeti ile ilgili bile pek çok mevzuat irdelemek gerekmektedir. Aşağıda bu hususa ilişkin mevzuatı inceleyeceğiz.

Uygulamada tek evi olanlara emlak vergisi muafiyeti tanındığı bilinmekte fakat şartları bilinmemektedir. 31/12/2003 Tarihli 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde; “1.İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler” başlığı altında muafiyetten yararlanacak kişiler belirlenmiştir. Buna göre  bu kişiler;

  • Konutun brüt yüzölçümü 200 metrekareyi geçmemesi kaydıyla Türkiyede tek taşınmazı bulunanlar
  • Tek konutta intifa hakkına sahip olanlar
  • Bakmakla yükümlü olduğu kişisi olanlar ile 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç; geliri olmadığını belgeleyenler ve gelirlerinin sosyal güvenlik kurumunca verilen ölüm ve maluliyet, yetim, dul, emekli aylığı alanlar
  • Gaziler
  • Şehitlerin dul eşleri veya yetim çocukları
  • Engelli kişilerdir.

Aynı tebliğde, meskende bizzat oturma şartının aranmadığı, tek konutunu kiraya verip kirada oturanların da bu muafiyetten yararlanabilecekleri düzenlenmiştir.

12/05/2005 tarihli 44 Seri No.lu Emlak Vergisi K. Genel Tebliğine göre;

İlgili başvurucuların taahhüt belgesinin verilmesi yeterli olup, ayrıca mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal  Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge  almalarına gerek bulunmamaktadır. … ”

Dikkat edilmesi gereken bir husus; şartlarda sonradan meydana gelen değişikliği ilgili başvrucunun mükellefi oldukları belediyeye bildirmeleri gerektiğidir. Aksi halde bu başvurucular, gerçek dışı taahhütte bulunan başvurucular gibi verginin cezalı olarak tahakkuku ve tahsiliyle karşılaşabilmektedir.

Yukarıda izah edildiği gibi mükellefler ilgili belediyeye yalnızca taahhüt belgesiyle başvurarak başvuru sürecini başlatabilmektedir. Belediyenin gerekli araştırmayı yapıp bilgi ve belge toplama sürecinden sonra başvuruyu reddetmesi halinde başvurulabilecek yollar elbette vardır.

İDARİ MEKANİZMALAR VE YARGI YOLU

          Başvurucular red cevabına ilgili belediye nezdinde itiraz edip olumsuz bir cevap aldıkları takdirde 30 günlük süre içerisinde vergi mahkemelerinde iptal davası açabilirler. Uygulamada bu konuya ilişkin pek çok yargı kararı olmasının yanı sıra başvurular Kamu Deentçiliği (Ombudsmanlık) Kurumu’nun da önüne gelmiştir. Kurum tarafından emsal niteliğinde tavsiye kararları verilmiştir. Söz konusu emsal tavsiye kararlarından birinde Ombudsmanlık Kurumu şu şekilde karar vermiştir:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/7893-S.22.12109 BAŞVURU NO : 2021/21947 KARAR TARİHİ : 20/06/2022

TAVSİYE KARARI

“Başvuru konusu somut olayda özetle, başvuran tarafından meskeninin 200 m2 ’yi aşmadığı ve Bağkur emeklisi dışında başkaca geliri olmadığı gerekçesiyle emlak vergisi muafiyetinden yararlanması gerektiğinin iddia edildiği, İdare tarafından arsa mükellefiyet kaydı bulunduğu hasebiyle muafiyetten yararlandırılmadığı, başvuran tarafından söz konusu arsanın veraseten intikal ettiği ve hiçbir gelir getirmediğinin ifade edildiği başvuru kapsamında İdareden şikâyete konu emlak vergisi muafiyetine engel olduğu iddia edilen arsanın gelir/getirip getirmediği hususunun yoklama ile tespit edilip/edilmediği bilgisi, bunun için ne zaman müracaat edildiği, müracaat sonrası söz konusu tespitin yapılması halinde zamanaşımı içerisinde ilgili tarafından ödenmiş olan emlak vergisi tutarlarının iade edilip/edilemeyeceği hususu özellikle belirtilerek bilgi ve belge talep edildiği, İdarenin cevabi yazısı ve eklerinde, ilgilinin Türkiye genelinde birden fazla taşınmaza malik olduğu, hatta Sakarya ili Serdivan ilçesi hissesi bulunduğu ve parselin üzerinde birden fazla binanın olduğu sebebi ile muafiyet işlemi sağlanamadığı ifadelerine yer verilmiştir.

Ayrıca, 45 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile yapılan düzenlemede; 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde belirtildiği üzere sosyal güvenlik kurumlarından; emekli, dul, yetim, ölüm ve maluliyet aylığı alanların meskenlerine ilişkin indirimli (sıfır) vergi oranının uygulanabilmesi için bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunmaması, hiçbir geliri olmayanların da bu durumlarını belgelemeleri gerektiği, ancak, gelirin sürekli olması özelliği de dikkate alınarak hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler ile geliri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların elde ettikleri ve yıllık tutarı toplamı bina vergisi indiriminden yararlanılan yıldan bir önceki yılda geçerli olan Gelir Vergisi Kanununun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı geçmeyen her türlü menkul sermaye iradı gelirleri, indirimli (sıfır) bina vergisi oranından yararlanmaya engel teşkil eden gelirler arasında değerlendirilmeyeceğine hükmedilmiştir.

Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası ile yasada belirtilen şartları taşıyanların indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân sağlandığı, brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olanların faydalanabileceğine dair düzenlemede tek bir evi bulunması halinde indirimli emlak vergisi oranından faydalanabileceği vurgusu yapıldığı, Serdivan Belediye Başkanlığı tarafından İdareye gönderilmiş olan 36 adet ev bulunduğu bildirilen ve söz konusu alanda başvuranın paylı malik olduğu ifade edilen alanda kişiye ait ikinci bir konut olup/olmadığı hususunda somut dosya kapsamında Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelere göre bir neticeye varılamadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 127-133 maddeleri çerçevesinde, emlak vergisinin konusuna giren hususlarda belediyelerin, mahallinde yoklama yapmak/ ilgili makamlara yaptırmak suretiyle vergi matrahını oluşturan unsurların tespitini yapmasının mümkün bulunduğu ve 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile belediyelerin, emlâk vergisi işlemlerinde başta imar birimleri olmak üzere emlâk vergisine konu taşınmazlara ilişkin öncelikle kendi kayıtlarında bulunan bilgi ve belgelerden faydalanacakları ve gerek duymaları halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazlarda yoklama ve tespit yapacaklarına yer verilmiş olduğundan İdare tarafından, ikinci bir konutun varlığının indirimli emlak vergisi oranından faydalanmaya engel teşkil ettiği bilinen durumda, bahse konu alanda başvurana ait ikinci bir konutun olup/olmadığı ve adına kayıtlı taşınmazların tarım arazisi ise İl Tarım Müdürlüğüne yazı yazılmak suretiyle gelir getirici niteliğinin olup/olmadığı hususlarının netleştirilmesi suretiyle işlem yapılması gerektiği sonuç ve kanaate varılmıştır.

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE”

 

STJ. AV. FATMA NUR TOPTAŞ

 

Leave a comment

YARAY HUKUK BÜROSU

AVUKAT - ARABULUCU - BİLİRKİŞİ

Adres

Karabaş Mahallesi Hafız Binbaşı Caddesi No:2 Daire:10 İzmit Kocaeli

İletişim Bilgileri
Telefon
Hotline
+9026240941724